Eylül 09 2010 11:48:43
Başlığı Görüntüle
MÜSLÜMANÇERKES - www.muslumancerkes.com » MÜSLÜMANÇERKES FORUMLARI » MÜSLÜMANÇERKES BÜYÜKLERİ
Yusuf Suat Neğuç
Kullanıcı Adı
Parola
Kayıt S.S.S. Üye Listesi Bugünkü Mesajlar Arama

Başlığı Yazdır

23-06-2010 07:58 ÖÖ
Kullanıcı Avatarı

muvahhid



Mesaj Sayısı: 11
Katılım Tarihi: 17.06.10
Konum: Düzce Tesekkür Etti : 0
3 Mesajina Karsilik 4 Tesekkür Aldi.


Uyarı seviyesi 0
Yusuf Suad Neğuç
Burada Olan Üyeler: 1 ziyaretçi


Kuzey Kafkasya yurtseveri. Hukukçu, eğitimci, toplum ve siyaset adamı. Kafkas-Rus Savaşları sonucunda Kuban Bölgesi’nden Anadolu’ya sürülen bir Adige (Şapsığ) ailesinden Neğuç Hasan Hulusi’nin oğludur. Düzce’de, Bataklık Karaköy’de doğdu. İlk öğrenimini Düzce’de yaptıktan sonra İstanbul’da medrese ve Darülfünun’da (üniversite) İlahiyat öğrenimi gördü. Bâb-ı Meşihat’ta (Şeyhülislamlık Dairesi) çalışırken Hukuk Fakültesi'ni bitirerek 1912 yılında avukatlığa başladı. Bu arada İstanbul’daki “Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti”nde yöneticilik görevleri almış, 1911 yılında henüz Hukuk Mektebi’nde okurken derneğin organı olarak yayımlanan Türkçe-Çerkesce “Guaze” gazetesinin sahip ve başyazarı olmuştu. Birinci Dünya Savaşı öncesinde bu dernek tarafından İbrahim Hıdzelt, Harun Tletseruk, Şevket Kemal, Habib Teçekhuko, Şevket Çetav vb.’ndan oluşan idealist bir kadronun başında olarak anayurdu Kuzey Kafkasya’ya gönderildi. Yerli aydınlar tarafından Yekaterinodar kentinde oluşturulmuş bulunan "Çerkesskoye blagotvoritelnoye obşestva"nın (Çerkes Yardımlaşma Derneği) desteğiyle Kuban bölgesinin dokuz köyünde milli dilde eğitim veren okullar açılmasında önayak oldu, savaşın patlaması üzerine zorunlu olarak Türkiye’ye döndü. Rusya’da Şubat 1917 devrimi ile Çarlığın yıkılması üzerine 1917 yılı sonlarında, İstanbul’da bulunan “Kafkas İttihad Cemiyeti” vd. Kafkas örgütleri tarafından birçok Kafkasyalı yurtseverle birlikte yeniden anayurda gönderildi. “Milletinin sorunlarının çözümlenmesi için, köy köy gezerek halk kitlelerinin bilincini ve gururunu ayağa kaldırmaya çalıştı. Rus devriminin de (görünüşte) kabul ettiği, milletlerin kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesi ilkesine dayanarak, kendi düşüncelerini de buna ekleyerek Çerkeslere, rejim henüz tam oturmamışken hakları olan özgürlüklerine sahip çıkmazlarsa daha sonra bunları asla alamayacaklarını anlatmaya çalışıyordu”. 2-8 Mart 1921’de Bolşeviklerin inisiyatifinde toplanan “Kuban-Karadeniz Dağlılarının 2. Kongresi”ne Adıge temsilcileri arasında katıldı. Rus Bolşeviklerinin Kuzey Kafkasya’yı parçalama eylemlerine karşı çıkarak “...Çerkeslerin 1864’deki büyük soykırım, ve sürgün öncesindeki haklarını ancak bağımsız bir Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti kurulması halinde elde edebileceklerini ve Rus Çarlığı tarafından yurdundan sürülmüş bulunan Çerkeslerin de ancak bu sayede yurtlarına dönebileceklerini” savundu. Sovyet Rusya hükümeti tarafından Kuban bölgesinde “rezervasyon” şeklinde bir “Çerkes (Adıge) Özerk Bölgesi” kurulmasına karar verilmesi ve tüm taleplerine karşın Karadeniz Yöresi Çerkeslerinin bu oluşumun da dışında erimeye bırakılması üzerine, 4 Eylül 1922’de Tuapse kentinde toplanan “Kıyıboyu Şapsığ Çerkeslerinin 3. Kongresi”nin sekreterliğini yaptı. RSFSC Anayasasının her halka kendi kaderini belirleme hakkını tanıdığını ve (bu durum karşısında) hiç değilse “Şapsığ Özerk Cumhuriyeti” oluşturulmasını gerekli gördüğünü” bildirdi. Kongre, onun önerdiği hususları kabul ederek, merkezi Tuapse kenti olmak üzere bir “Şapsığ Özerk Cumhuriyeti” kurulmasına karar verdi ve bu Cumhuriyetin icra komitesini de seçti. Bu cumhuriyetin ileride Adıge Özerk Bölgesi ile bütünleşmesi öngörüldü. Ancak Sovyet Rusya Hükümeti, Karadeniz Yöresi Çerkeslerinin bu haklı istemlerini de 1923-24 yılları boyunca sürüncemede bıraktı. Bu arada "Şapsığ Özerk Cumhuriyeti" İcra Komitesi tarafından Moskova’da bu konuyla ilgili çalışmaları yürütmekle görevlendirilen Yusuf Suad Neğuç ve Ali Neğuç da, Şubat 1924’te Kafkasya’ya döndüklerinde Sovyet Rusya makamlarınca tutuklandılar. “Burjuva milliyetçiliği” ve “Türk ajanlığı” ile suçlanarak Sibirya’ya sürgün edildiler. Yusuf Suat Neguç, birkaç yıl sonra hemşehrilerinin ısrarlı taleplerinin de etkisiyle serbest bırakılıp Kafkasya’ya döndüğünde, Kuban bölgesindeki Afıpsıp köyünde oturan Neguç’ların yanında yaşadı. 1929 yılında Sovyet hükümeti tarafından tekrar tutuklandı ve o dönem aydınlarının binlercesi gibi yokedildi. Basılmış ve basılamamış eserleri vardır.

Referanslar


• Vasfi Güsar - “Büyükleri Hatırlayalım, Yusuf Suad Neguç”, Yeni Kafkas, İstanbul, 1957, . No:5, s:15.
• Sefer E. Berzeg: Kafkas Diasporasında Edebiyatçılar ve Yazarlar Sözlüğü, Samsun, 1995, s:197-198.
• Şhalakho Abu - “Tlepq cvejim yizhuaqhuexer”, Fesijapşı, Maykop, 2000, No:2.
• Sefer E. Berzeg - “Yusuf Suad Neguç Hakkında Bazı Notlar”, Kafkas Vakfı Bülteni, İstanbul, 2001, No:7, s:10-12.

Kaynak:
http://tr.kafpedi...%A7[/size]

Siteye üçüncü kez ekliyorum. İnşallah bir daha yok olmaz. Smile
 
Atlanilacak Forum:
Forum powered by fusionBoard
Bu Başlığı Paylaş
URL:
BB Kodu:
HTML:
Benzer Başlıklar
Başlık Forum Cevaplar En Son Mesaj
yusuf olmak çok zor çok PAYLAŞMAK İSTEDİKLERİNİZ 2 20-07-2010 23:50
YUSUF İLE ZÜLEYHA PAYLAŞMAK İSTEDİKLERİNİZ 2 18-03-2009 14:58
YUSUF ALEYHİSSELAM'IN DUASI PAYLAŞMAK İSTEDİKLERİNİZ 5 01-01-2009 08:56
Yusuf Olmak PAYLAŞMAK İSTEDİKLERİNİZ 1 04-06-2008 17:31
YUSUF OLMAK PAYLAŞMAK İSTEDİKLERİNİZ 3 22-11-2007 18:16
İHH - MÜSLÜMANÇERKES - İMKANDER
DESTEK ve DİZAYN SenNaToR| Powered by PHP-Fusion copyright © 2002 - 2010 by Nick Jones.
Released as free software without warranties under GNU Affero GPL v3.
1749765 Ziyaretçi
Sayfa oluşturulma süresi: 0.08 saniye